Perşembe, Ocak 25, 2007

Sam & Max Episode 1: Culture Shock

Emre Acar

Platform:PC Tür:Macera Yayıncı:GameTap Yapımcı:Telltale Games Çıkış Tarihi:Ekim 2006

2006 yılının son günlerini yaşadığımız şu günlerde dönüp geriye baktığımızda, macera oyunlarının yeniden eski günlerine döndüğünü söylememiz çok da yanlış olmaz sanırım. Dreamfall: The Longest Journey, Broken Sword: the Angel of Death, Secret Files: Tunguska gibi kaliteli yapımlar macera oyunları sevenleri çok mutlu etti. Şimdi daha da mutlu olma zamanı, çünkü şaşkın dedektiflerimiz Sam ve Max yeniden bizlerle. İlk olarak 1987 yılında Steve Purcell tarafından çizgi roman olarak yaratılan Sam ve Max, gerçek anlamda adını 1993 yılında Lucas Arts’ın piyasaya sürdüğü Sam & Max: Hit the Road adlı macera oyunuyla duyurdu. Macera oyunlarının altın günlerini yaşadığı o günlerde Sam & Max o kadar ilgi çekti ki tüm zamanların en iyi macera oyunları listesinde kendine önemli bir yer edindi. 9 yıl aradan sonra Lucas Arts yeni bir Sam & Max oyunu Sam & Max: Freelance Police üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Bu haber oyunun hayranlarını çok mutlu etmişti, ama 2004 yılında Lucas Arts oyunu iptal ettiklerini duyurdu, neden olarak ise oyunun 3D’ye geçişte bekledikleri gibi olmadığını açıkladı. (Tabi bunda firmanın Star Wars oyunları dışında başka oyunlara çok bütçe ayırmamasının da etkisi var gibime geliyor.) 2005 yılında ise Lucas Arts’ın macera oyunları yapımında görev almış küçük bir ekibin kurduğu Telltale Games firması Sam & Max’in lisansını aldıklarını duyurdu ve geliştirecekleri oyunun bölümler halinde dağıtılacağını açıkladı. (Evet, Sin: Episodes oyun dünyasında büyük bir furya başlattı.) Kasım ayında 6 bölüm olarak düşünülen oyunun ilk bölümü olan Sam & Max Episode 1: Culture Shock yayınlandı.

Tarihin En Sıkı Polislerine Hoşgeldin Diyelim

Daha önce Sam & Max oyunları oynamamış kişileri göz önüne alarak oyundaki karakterleri biraz tanıtayım. Sam, olaylara mantıklı ve zekice yaklaşan en zor durumlarda bile sakinliğini koruyan takım elbise ve şapka giyen bir köpek. Max ise olayları kaba kuvvet ile çözmeye çalışan, sürekli espri yapan hiperaktif beyaz bir tavşan. Bu iki karakter bir araya gelince ortamdaki espriler havalarda uçuşuyor. Sam & Max: Hit the Road’ın başarısı da buradan gelmekteydi. Oynayan insanlar kendilerini bir oyun oynuyormuş gibi değil de, sanki komedi filmi izliyormuş gibi hissediyordu. Yeni oyunumuza dönecek olursak; öncelikle şunu söyleyebilirim, ilk oyunu oynarken ne yaşadıysam bu oyunu oynarken de aynı duyguları yaşadım.

Sam & Max: Culture Shock adeta bir film gibi başlıyor, oyunda emeği geçen insanların isimlerini gördükten sonra kendimizi Sam & Max’in ofisinde buluyoruz. Sam & Max’de amacımız tüm macera oyunlarında olduğu gibi bulmacaları çözüp ilerlemek, ilk olarak da telefonumuzun kayıp olduğunu görüyoruz, ilerlememiz için de telefonumuzu bulmamız gerekiyor. Oyunun kontrolleri son derece başarılı ve kolay yapılmış. Konuşabileceğimiz insanlardan, etkileşime girebileceğimiz cisimlere kadar herşeyin isimleri ekranda yazıyor ve onların üzerlerine tıklayarak etkileşime girebiliyoruz veya konuşabiliyoruz. Ekranın sol altındaki kutuya tıklayarak ise envanterimize ulaşabiliyoruz. Eğer envanterimizden bir malzemeyi kullanmak istiyorsak üzerine tıklayıp elimize alıyoruz ve kullanacağımız yerin üzerine tıklayarak kullanıyoruz. Oyunda en çok hoşuma giden ise Sam’in silahı oldu, istediğimiz zaman çıkarıp ateş edebiliyoruz. Bulmacalar sıkı macera oyuncularına göre oldukça kolay olarak hazırlanmış tabi bunda envanterimizdeki kısıtlı eşyaların ve kısıtlı mekan sayısının da rolü hayli büyük. Zaten çoğu bulmaca da gerçek hayatta karşılaştığımız türden bulmacalar, artık yapımcılar da uçuk bulmacaların oyuncular tarafından hoş karşılanmadığını anlamaya başladılar. Hiçbir bulmacada takılmadan ilerlerseniz, oyunu 2 saat gibi kısa bir sürede rahatlıkla bitirebiliyorsunuz. Oyuna bir de arabayla şehirde dolaşma eklenmiş, yanlış anlaşılma olmasın son derece basit bir şekilde, arabamız kendisi ilerliyor biz sadece sağ veya sol yapıp ateş edebiliyoruz, bir bulmaca dışında şehirde dolaşmanın pek bir zevki de yok.

Brady Culture Gibi Olmak

Oynanış olarak benden tam not alan oyun, hikayesiyle de göz dolduruyor. Culture Shock’in hikayesi ise şöyle; olaylar 70’li yılların çocuk yıldızları olan Soda Poppers adında 3 çocuktan oluşan grubun mahallede garip davranmaları ile başlıyor. Kimisi duvarlara resimler çiziyor, kimisi kendini psikolog zannediyor, kimisi ise Brady Culture’ün egzersiz kasetleri olan Eye-Bo’yu markete dağıtıyor. Çok zaman geçmeden bu video kasetlerin insanları hiptonize ederek Brady Culture’ın kölesi haline getirdiğini anlıyoruz, görevimiz ise çocukları bu durumdan kurtarmak ve Brady Culture’a gereken dersi vermek. Bu arada hemen belirteyim oyunun bölümler halinde yayınlanacağından bahsetmiştim iyi olan ise her bir bölümün bir hikaye içermesi, yani hikayenin yarıda kesilip devamının diğer bölümde olması gibi birşey söz konusu değil. Oyunu oynarken zaman zaman kendinizi gülmekten yerlere atabiliyorsunuz, espriler çok akıllıca ve yerinde kullanılmış. Zaten Sam & Max’ın sevilmesinin nedeni bu espriler ve komik diyaloglardır. Tabi oyundaki esprileri anlayabilmeniz için iyi seviyede İngilizce bilmeniz şart, genel olarak ağır bir İngilizce kullanılmış diyebilirim. İngilizceniz pek iyi değilse oyundaki birçok ince detaydan mahrum kalacağınızı belirtmek isterim. Bölümde karşılaşacağınız karakter sayısı da oldukça kısıtlı, Soda Poppers (3 afacan çocuk), Sybil (Eskiden dövmecilik yapan ama şimdi, asıl mesleği olan psikologluk yapan bayan), Bosco (Kafasını teknolojik aletlerle ve güvenlik sistemi ile bozmuş dükkan sahibi, ki bana göre oyundaki en komik karakter) ve Brady Culture (Milleti kölesi yapmaya çalışan kötü karakter).

Help Me, Help You

Hikayeden sonra biraz da oyunu teknik olarak inceleyelim, 2D’den 3D’ye geçiş bana göre son derece başarılı olmuş ve oyunun ruhundan birşey götürmemiş. İlk defa yeniden yapılan bir macera oyununu oynarken keşke 2D olarak kalsaymış demedim. Grafikler günümüz teknolojisine göre biraz geri kalsa da bir macera oyunu için yeterli bir seviyede, grafiklerin hiçbir eksisini göremiyorsunuz oynarken son derece temiz yapılmış. Oyunun sistem ihtiyaçları da çok makul, 1,3 Ghz işlemci ve Nvidia FX 5200’e sahip bir makinede bile oldukça akıcı çalışıyor, firmayı bu açıdan da tebrik etmek istiyorum. Ses ve müziklere gelecek olursak, ses efektleri olması gerektiği gibi yapılmış son derece gerçekçi ve yeterli. En önemli kısım ise seslendirmeler, bir karakterin kişiliğini dahi sesinden anlayabiliyorsunuz. Seslendirmeler belli ki profesyonel kişiler tarafından yapılmış ve oyuna aktarılmış. Özellikle Sam ve Max’in seslerini çok beğendim. Müzik olarak da pek bir çeşitlilik olmasa da gayet güzel diyebilirim.

Heyacanla Bir Sonraki Bölümü Bekliyoruz

Yazımın sonlarına gelirken, Telltale Games’e böyle bir oyun yaptığı için şükranlarımı sunuyorum. Yazımda göreceğiniz üzere oyunda pek bir eksi bulamadım, sadece oyunun kısalığını bir eksi olarak gösterebiliriz ama ayda bir yeni bölümün çıkacağını bilmemiz bunu eksi olarak görmemize engel oluyor. Ayrıca yapımcı firma bir dahaki bölümlerde bulmacaların sayısını ve zorluğunu arttırır, çünkü şu haliyle oyunu hiç macera oyunu oynamamış bir insan bile rahatlıkla bitirebilir, haliyle de sıkı oyuncular için çok kolay bir oyun. Ama ne olursa olsun klasik bir oyunun kendisinden hiç birşey kaybetmeden yeniden karşımıza çıkması tüm bunları perdeliyor. $8.95 gibi uygun bir fiyata satılan bu oyunu, tüm macera severlere ve Sam & Max hayranlarına öneriyorum, gözü kapalı olarak alabilirsiniz. Oyunu bitirdikten sonra ise Ocak ayında çıkacak ikinci bölümü beklemeye başlayabilirsiniz. Herkese iyi oyunlar. :)

Grafik:
80
Ses:85
Oynanabilirlik:88
Genel:84

Hiç yorum yok: