Biri Roger Federer’i Durdursun!
İlk Top Spin’i oynayanlar hatırlayacaklardır, oldukça gerçeğe yakın ve zevkliydi. Bana göre tek eksiği lisanslı tenisçi sayısının az olmasıydı. Top Spin 2’de ise ilk oyunun eksileri kapatılmış ve oyunda bulunan lisanslı oyuncu sayısı arttırılmış. Oyundaki lisanslı oyunculara gelin hep birlikte bakalım. Erkeklerde Federer, Hewitt, Roddick, Coria, Henman, Moya, Haas, Mirnyi, Blake, Evans, Kuznetsov ve Grosjean ile oynama şansınız varken, bayanlarda ise Davenport, Sharapova (kim ona hayran değil ki ?), Mauresmo, Williams, Myskina, Molik, Kuznetsova, Dementieva, Sugiyama, Haynes, Jackson ve Morariu bizleri bekliyor. Saydığım tüm oyuncular çok güzel bir şekilde modellenip oyuna aktarılmışlar. Yüzleri, mimikleri ve fiziksel özellikleri oyuna oldukça başarılı bir şekilde eklenmişler. Hatta oyuncuların servis kullanışları, raketi tutuşları ve vuruş stilleri gerçekleri ile birebir olarak aktarılmış. Leyton Hewitt’in TV’de gördüğüm vuruş stillerini oyunda da görmem beni oldukça memnun etti.
Oyunun ana menüsünde dostluk maçı, turnuva, kariyer, parti modu ve çoklu oyuncu seçenekleri bulunmakta. Dostluk maçında kendi belirlediğiniz oyuncu ve kortlarda istediğiniz gibi maçlar yapabiliyorsunuz. İsterseniz bu modda çiftler halinde de maçlar yapabilirsiniz (benden size tavsiye Sharapova – Williams ikilisiyle, Federer – Hewitt ikilisine karşı bir maç yapın, kimin kazanacağı belli gibi sanki :). Turnuva modunda ise turnuva maçlarının kaç sette biteceği, kaç maç yapılacağı, turnuvanın hangi kortta yapılacağı ve turnuvaya katılacak oyuncuları belirledikten sonra turnuvaya giriyorsunuz. Kariyer modu ise oyunun başında en çok zaman geçireceğiniz yer, kariyer modunu birazdan detaylı olarak inceleyeceğim. Parti modunda ise arkadaşlarınızla antremanlarda oynadığınız oyunlara benzer şekilde olan küçük oyunları oynayabiliyorsunuz. Parti modunda en sevdiğim oyun ise Time Bomb oldu. Bu oyunda amacınız rakibinizden sayı olarak süre sayacını durdurmak. Top ne kadar oyunda kalırsa süre sayacınız geriye sayıyor ve sıfırlanınca yenilmiş sayılıyorsunuz. Parti modu sayesinde arkadaşlarınızla hoşça vakit geçirebilirsiniz.Kariyer Dediğin Böyle Olur
Kariyer modunu detaylı olarak inceleyecek olursak, hiçbir oyunda bu oyunda olduğu kadar detaylı bir kariyer modu görmediğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Kariyer moduna kendi oyuncumuzu yaratarak başlıyoruz, ilk önce cinsiyetini, ten rengini, yaşını ve ülkesini seçiyoruz. Buradan sonra oyuncumuzun yüzünü ayarlayabileceğimiz ekrana geçiyoruz, bu kısım o kadar detaylı yapılmış ki oyuncumuzun burnunu, kaşını, çene genişliğini, göz rengini, gözler arasındaki uzaklığı, saç şeklini, sakallarını vb. (saç ve sakal şekillerini daha sonradan da değiştirebilirsiniz) aklınıza gelen her özelliği kendinize göre ayarlayabiliyorsunuz. Hatta birazcık zaman harcayarak kendi yüz şeklinizi oyuncunuza yansıtabilirsiniz. Oyuncumuzun yüz şeklini belirledikten sonra boyunu ve vücut şeklini ayarlayabiliyoruz. Oyuncumuzun fiziksel görünümünü ayarladıktan sonra raketi hangi eli ile tutacağını ve servisi kullanmaya nasıl başlayacağını belirlediğimiz ekran geliyor. Son olarak ise karşımıza yetenek seçim ekranı geliyor. Buradan istediğimiz, oyun şeklimize uygun olan 3 tane yeteneği seçiyoruz ve kariyerimiz başlıyor (sırf bu ayarlarla uğraşmak bile oldukça zamanınızı alıyor).
İlk olarak Adidas, Nike, Lacoste ve Wilson gibi firmaların ürünlerinin bulunduğu spor dükkanına gidip kendimize giyecek giysiler alıyoruz (doğal olarak ücret karşılığında oluyor bu alışveriş). Kariyer moduna tenisçiler sıralamasında 200’üncü olarak başlıyoruz ve tabii bu zamanlarda bize sponsor olmak isteyen firmalara o kadar çok para vermiyorlar. Kariyer modundaki amacımızı kısaca tenisçimizin yeteneklerini antremanlarla geliştirmek ve turnuvaları kazanıp giderek sıralamada yükselmek olarak nitelendirebiliriz. Turnuvalarda başarılı oldukça giderek kazandığımız para miktarı artıyor ve oyuncumuza yeni eşyalar satın alabiliyoruz (bu arada kariyer ekranı ilk oyundaki dünya haritası gibi yapılmamış. Buna nazaran kariyer modunda yapabileceklerimiz tek bir ekranda toplanmış ve daha kullanışlı bir hale getirilmiş). Kariyer modunda bulunan zaman akışı haftalık sisteme göre ayarlanmış. Hafta boyunca bir antreman, bir turnuva ve bir özel maça katılabiliyorsunuz. Kariyer modunda en çok üzerinde duracağınız kısım antremanlar olmalı, çünkü belirli bir seviyeye gelmeden turnuvalara katılamıyorsunuz, katılsanız bile hiçbir başarı elde edemeden turnuvadan elenmeniz oldukça büyük bir olasılık. Antremanlar ilk Top Spin’de olduğu gibi küçük oyunlar olarak düşünülmüşler, çoğu zaman topu doğru yere atmaya çalışırken, bazen de domino taşlarını ve duvarları devirmek gibi ilginç oyunlar karşımıza çıkabiliyor. Eğer antremanları başarılı bir şekilde tamamlarsak yıldızlar kazanıyoruz ve oyuncumuzun teknik özelliklerini arttırabiliyoruz. Tabii oyundaki antremanlar da para ile yapılabiliyor ve antremanları yaptıkça paranız sıfırlanıyor, para kazanabilmek için de turnuvalara girip kazanmanız gerekiyor. İlk başlarda küçük turnuvalara katılırkan saygınlığınız arttıkça ve sıralamada yükseldikçe Wimbledon ve Paris Açık gibi büyük turnuvalara katılabiliyorsunuz. Oyunda 19’un üzerinde lisanslı tenis kortu bulunuyor hepsi gerçekleriyle birebir olarak modellenmişler. Kariyer modu yıllar boyunca devam ediyor, isterseniz karşılaşmaları oynamadan simule de edebiliyorsunuz ama bunu pek tavsiye etmiyorum, bir keresinde sıralamada 30’uncuyken ve karşımdaki rakibim 100’üncü sıradayken ona bile yenilmiştim. Yani karşınıza saçma sonuçlar çıkabiliyor, hazırlıklı olun.
Gamepad Olmadan Bu Oyun Oynanmaz
Oyunun oynanabilirliği oldukça güzel olarak hazırlanmış, tabii bir gamepad’e sahipseniz. Oyunda oyuncunuzu yönetebilmeniz için klavye desteği bulunmuyor, oyuncunuzu fare ile yönetiyorsunuz ve vuruşları klavyeden yapıyorsunuz. Ne akla hizmet böyle birşey yaptıklarını ise bilemiyorum. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu oyunu gamepad olmadan oynamanız sizin için tam bir işkence olacaktır. Gamepad’lerin fiyatlarının çok ucuzladığu şu günlerde bir tane edinmenizi öneriyorum hem bu oyun bir bahane olacaktır. Oyunun kontrollerini öğrenmek de zor değil, 6 adet vuruş şekli var. Safe Shot (normal düz vuruş), Top Spin (top yere vurunca hızlanır), Slice (kesme), Lob (aşırtma), bunların yanında 2 tane de Risk Shot (biri sert vuruş yapmaya yararken, diğeri ağ dibinde kesmeye yarıyor) bulunmakta. Oyunu oynadıkça ve kariyer modundaki antremanları yaptıkça yavaş yavaş tuşların ne zaman ve nerede kullanılacağını kavrıyorsunuz. Zaten ilk Top Spin’i oynadıysanız alışmanız pek zaman almıyor zira oyunun oynanışı ilk oyuna oldukça benziyor. Zorluk derecesi ise ilk oyuna göre daha mantıklı olarak hazırlanmış, karşınızdaki rakibiniz sizi oldukça zorlayabiliyor, bu da oynanabilirliği arttıran en büyük etmenlerden birisi. İlk oyunda en zor rakibi bile yenmek oldukça kolay olabiliyordu ve bir süre sonra oyundan sıkılabiliyordunuz. Oyunda kullanılan fizikler de oldukça gerçeğe yakın olarak hazırlanmışlar, topun hareketi maç yaptığınız zemine göre değişebiliyor. Çim zeminde top yere çarptığı zaman hız kaybederken, beton zeminde top hızlanabiliyor. Oynanabilirliğe etki etmese de oyuncuların hareketler arasındaki geçişi biraz hızlı olarak ayarlanmış ve arada kesiklikler olabiliyor, bu da zaman zaman oyunun gerçekçiliğini baltalayabiliyor (ilk oyunda da zaten aynı hata vardı). Ayrıca oyunda 2 adet kamera açısı bulunmakta, biri normal TV kamerası, diğeri ise Zoom kamerası. Zoom kamerasını oyunu oynarken pek tavsiye etmiyorum ama oyuncularınızı yakından görmek istiyorsanız deneyebilirsiniz. Zaten oynarken kamera açısından bir problem yaşayacağınızı pek sanmıyorum
Çoklu Oynayın 2 Kat Zevk Alın
Oyun internet üzerinden veya tek bilgisayar üzerinden Gamepad ile kapsamlı bir çoklu oyuncu özelliğine sahip, oyunu aynı bilgisayar üzerinden aynı anda en fazla 4 kişi ile oynayabiliyorsunuz. Birlikte dostluk maçı yapabiliyor, turnuvalara katılabiliyor ve antreman kısmında bulunan küçük oyunları arkadaşlarınızla oynayabiliyorsunuz. Internet üzerinden ise GameSpy sayesinde oyunu oynayabiliyorsunuz, eğer oyunu tek başına oynamaktan sıkılırsanız internet üzerinden dişinize göre rakipler bulup oynayabilirsiniz. Ancak internet üzerinden oynarkan zaman zaman oyunda yavaşlamalar görülebiliyor (Xbox 360 versiyonunda da aynı hata vardı, bu hatayı bile düzeltmeden PC’ye taşımaları çok ilginç), çok fazla olmasa da eğer oynarken yavaşlama olursa oyunu kapatıp yeniden açmayı deneyebilirsiniz. Eğer oyuna sahipseniz bir kere olsun online olarak oynamanızı şiddetle tavsiye ediyorum, oldukça zevk alacaksınız (belki karşılaşırız, kim bilir).
PC’de Yeni Nesil Böyle Oluyor Demek
Grafik açısından oyunu inceleyecek olursak, oyunun grafiklerinin mükemmele yakın olduğunu görüyoruz. Zaten Xbox 360’dan PC’ye aktarılan çoğu oyunun grafikleri oldukça güzel gözükmekte. Özellikle daha önce de belirttiğim gibi oyuncu modellemeleri oldukça başarılı yapılmış, oyuncuların formaları gerçek hayatta olduğu gibi hareket ediyor. Yani bir oyuncunun servis kullanırken veya topa vururken formasının kalkması ve sırtının açılması gibi ayrıntılar oyunun gerçekçiliğine katkı sağlıyorlar. İlk oyunda ve artık tüm tenis oyunlarında bulunan tenisçilerin kaydıkları zaman iz bırakması gibi ayrıntılar bu oyunda da yer alıyor. Oyunda bulunan kortlar da oldukça özenli olarak ve gerçeğine yakın olarak hazırlanmışlar (Wimbledon’da bir maça çıkınca ne demek istediğimi rahatlıkla anlayabilirsiniz). Hatta şunu da belirteyim, ilk defa bir spor oyununda bu kadar gerçekçi seyirciler gördüm, hepsi 3 boyutlu olarak modellenmişler ve oyunun gidişatına göre tepkiler veriyorlar. Tabii bunları görebilmeniz için standarttan oldukça yüksek bir sisteme sahip olmanız gerekiyor. Oyun için her ne kadar 128 MB’a sahip standart bir ekran kartının yeterli olduğu söylense de oyunu rahat oynayabilmeniz için en azından Nvidia GeForce 6600 GT veya ATI X1600 Pro gibi ekran kartlarına sahip olmanız şart (bu kartlara yakın herhangi bir ekran kartına sahip değilseniz bu oyundan uzak durmanızı tavsiye ederim). Buna oyunun Xbox 360’dan PC’ye hiçbir geliştirme yapılmadan geçirilmesinin etkisi oldukça büyük gözüküyor. Oyunu biraz daha optimize edip ve PC’ye uygun hale getirip piyasaya sürselerdi eminim bu sistem gereksimleri yarı yarıya düşerdi (neyse en azından Rainbow Six: Vegas ve Splinter Cell: Double Agent gibi Xbox 360’dan çeviri oyunlar gibi Shader Model 3.0 destekli bir kart istemiyor). Şunu da unutmadan ekleyim; Intel P4 2.8 GHz, Nvidia 7800 GS, 1 GB DDR Ram’e sahip kendi bilgisayarımda oyunu tüm grafik özellikleri açıkken rahatlıkla oynayabildim. Sadece seyirci detayı en yüksekken zaman zaman takılmalar ve yavaşlamalar oluyordu. Ayrıca oyun çok sistem seçiyor, bende olmamasına rağmen bazı forumlarda okuduğum kadarıyla zaman zaman topun kaybolması gibi problemler ortaya çıkabiliyormuş. Bunların ileride çıkacak olan yamalarla düzeltileceğini umut ediyorum.
Seslere gelecek olursak, kullanılan ses efektlerini oldukça beğendiğimi söyleyebilirim, top yerde sekince her zeminde farklı bir ses çıkıyor. Seyirciler oyunun gidişatına göre tepki veriyorlar. Mesela, karşılaması oldukça zor bir topu karşılarsanız seyircilerden oldukça büyük bir alkış alıyorsunuz. Oyuncuların sesleri de oldukça gerçekçi yapılmış, hatta Maria Sharapova’nın topa vurarken attığı çığlıkları oyunda da aynı şekilde duyabiliyorsunuz. Kortlarda yapılan anonslar da bulunduğunuz ülkeye göre değişiyor, Paris’te maç yapıyorsanız anonslar Fransızca, Wimbledon’da ise İngilizce oluyor. Kısacası sesler herşeyi ile ortalamanın üzerindeler ve yerli yerinde kullanılmışlar, ayrıca atmosfere katkı sağlıyorlar.Ace Yapmayı Özlediyseniz Sizi Buraya Alalım
Oyun hakkında son sözlerime gelecek olursam diyebilirim ki, Top Spin 2 şu ana kadar oynadığım en iyi tenis oyunlarından birisi oldu. Yaklaşık bir haftadır kesintisiz olarak bu oyunu oynuyorum, PES serisini bile bu kadar fazla ve üst üste oynadığımı hatırlamıyorum. Detaylı kariyer modu sayesinde oyun insanı eğlendiriyor ve kendine bağımlı yapıyor, ayrıca oyunu arkadaşlarınızla veya internetten oynarsanız alacağınız zevk ikiye katlanıyor. Birkaç küçük hatasına, klavye desteği olmamasına (Gamepad ile oynamak için yapılmış zaten bu oyun) ve yüksek sistem gereksinimlerine rağmen Top Spin 2’yi tenisi seven herkese rahatlıkla önerebilirim. Hatta tenisi sevmeyenler bile bu oyunu oynadıktan sonra tenisi seveceklerdir diye düşünüyorum. Virtua Tennis 3 gelene kadar piyasanın en iyi tenis oyunu olarak kalacak Top Spin 2’yi kaçırmamanızı öneriyorum. Herkese iyi oyunlar. :)
Grafik:88
Ses:85
Oynanabilirlik:82
Genel Puan:85


Rayman Raving Rabbids, tam manası ile oynayanı güldürmek için tasarlanmış bir oyun. Oyunda Rayman'ı yakalayıp bir hücreye atıyorlar ve bizde kurtulmak için arenaya çıkıp buradaki görevleri yapıyoruz. Arenada beş görev bulunuyor. Her görev paketini bitirdiğimizde farklı görevler karşımıza çıkmaya devam ediyor. Oyunlar mini oyunlar ve FPS tarzı olarak iki tür şeklinde tasarlanmışlar. Mini oyunların başlangıçında oyunu nasıl oynamamız gerektigini anlatan sayfayı okumanızı tavsiye ederim. Yoksa oyun başlayınca ekrana bakıp kalabilirsiniz. Oyun içerisinde pek çok komedi ve espiri içeriyor. Oyunu oynarken güleceğinize eminim.

Oyunda birim üretmek ve destek güçleri için üç kaynak topluyoruz. Bunlar, Manpower (Askeri birimlerin üretiminde için),Munitions (Nitelikli mühimmat ve silah üretimi için), Fuel (Araç ve tank üretimi için) Oyun içerisinde kaynak kontrolü ise bölgeler ve bölgelere özel kaynak noktalarının ele geçirilmesi ile oluyor . Ne kadar fazla kaynak noktasına sahipseniz o kadar fazla asker ve araç üretebiliyorsunuz. Oyunda bina inşası için mühendislerden yaralanıyoruz. Kum torbaları, dikenli teller, mayınlar kurabiliyorlar. Özellikle makineli tüfek tabyası bize savunmada çok yardımcı oluyor. Oyunda kurdugumuz tüfek ve topların atış yönünü siz belirliyorsunuz bu yüzden bunu iyi düşünüp ona göre yerleştirmelisiniz. Eger yanlış yöne bakan silahlara sahip olursanız ani bir saldırıda zaiyatınız fazla olcaktır. Oyunda çoğu RTS'lerde olduğu gibi savaşan asker ve araçlar başarıları sonucu rütbe alıyorlar. Rütbelenen birimler güç, beceri, hız, tepki ve etkinlik olarak daha avantajlı oluyorlar.
Company of Heroes sahip olduğu muhteşem grafiklerin yanında oldukca güzel ve gerçekci seslere sahip. Oyun esnasında askerlerden ateşlenen toplar ve araçlardan çıkan sesler sizi savaş meydanında olduğunuza ikna ediyor. Özellikle patlama, yıkılma ve parçalanma efektleri de kesinlikle görülmeye ve duyulmaya değer. Oyunda Campaign modu dışında Skirmish ve Multiplayer modları da bulunuyor. Skirmish modunda PC'ye karşı oynarken Multiplayer modunda Lan ya da İnternet üzerinden gerçek rakiplere karşı da oynayabilirsiniz. Ancak söylemeden geçemeyeceğim. Skirmish modunda orta ve üssü seviyede düşmaları alt etmek gerçekten çok zor. Yapay zeka burda size sonuna kadar direniyor. Yapay zekanın birden fazla noktaya aynı anda saldırı yapabilmesi size gerçekten zor durumlara sokabilir. Böyle durumlarda oyunu durdurup genel haritayı açıp en iyi strateji belirleyip ona göre devam etmenizi size öneririrm.
One Ring To Rule Them All
Grafik ve ses olarak oyun ikinci oyunla hemen hemen aynı olarak hazırlanmış, ama tabi oyuna birkaç yeni efekt eklenmiş. Bir de oyun, makinemde ikinci oyuna göre daha hızlı çalıştı, EA’in oyunu optimize ettiği açıkça belli oluyor. Oyunu rahat oynamak için P4 2.0 Ghz, Nvidia GeForce 6600, 512 MB DDR Ram’lik bir makina yeterli oluyor. Tabi büyük savaşlarda zaman zaman yavaşlamalar yaşayabilirsiniz. Oyunun sesleri ve müzikleri gene mükemmel denilebilecek kalitede, zaten oyunu oynarken filmdeki müziklerin aynısını duyuyorsunuz. Witch King’in sesi ise çok güzel ve karizmatik yapılmış, tam olarak karakterine uyuyor. (Hala bu karakterin bir kadın tarafından nasıl öldürüldüğüne yanıp durarım.)
Vegas’taki operasyonlara 2 yeni takım arkadaşı ile başlıyoruz. Bir teknisyen ve bir bomba imha uzmanı(neden tüm zenciler bomba imha uzmanı olur?). Her bölüm kendi içinde 3 veya 4 göreve ayrılmış, hepsini sırayla oynuyoruz. Tüm görevler bittiğinde ise, bizi almaya gelen helikopterimizin yardımı ile diğer bölüme doğru yol alıyoruz. Bu olay, daha doğrusu özellik, Graw’da da karşımıza çıkmıştı. Oyundan kopmadan, hikayeden ayrılmadan karakterlerin göreve nasıl hazırlandıkları, talimatları nasıl aldıkları, verilen ekstra emirler, silah seçimleri vs. her şey gerçek zamanlı olarak bizim kontrolümüzde gerçekleşiyor(Helikopter kullanmak hariç:). Tüm hikaye, ekranımızın sol üst köşesinde belirli zamanlarda gösterilen tv haberleri ve videolar ile destekleniyor. Görev öncesi aldığımız emirler dışında, görev esnasında aldıklarımız da yine aynı yöntem ile, küçük videolar yardımıyla, helikopterdeki güzel bayan dostumuzdan bize iletiliyor.
Grafik ve ses açısından ise. Unreal 3 kullanan R6 Vegas, eğer gerçekten iyi bir ekran kartınız var ise(iyi değil, gerçekten iyi) mükemmel bir görsel şölen sunuyor. Xbox360 versiyonundan aynı şekilde port edilen oyun, grafiksel olarak zirvelerde geziyor. Tabiî ki bunları görebilmek için en azından 3.0 ghz bir işlemciye ve önerilen 1.5 gb ram e ihtiyacınız olacak. Sesler açısından ise neredeyse kusursuz. Özellikle düşmanların kendi aralarında olan konuşmaları sizi oyuna fazlasıyla bağlıyor. Silah sesleri, müzikler ve seslendirmeler, hepsi harika.

Bu Oyun Co-Op Oynanır



