Perşembe, Ocak 25, 2007

Titan Quest

Eray Uygun

Platform:PC Tür:RPG Yayıncı:THQ Yapımcı:Iron Lore Çıkış Tarihi:Haziran 2006

Hack & Slash.Yani kapa gözünü önüne ne geliyorsa kes, biç ilerle.Bu tür oyunlar pek tutmasa da, en iyi örnek hepinizin tahmin edebileceği gibi Diablo serisi olacaktır.Açıkçası adam gibi oynadığım söylenemez Diablo'yu.Bu yüzden bir hack and slash türüne ısınamama tereddütü vardı üzerimde(Ne gerek varsa).Bu tereddüle(!)Titan Quest'i en kısa yoldan Dvd - Rom a yerleştirdim ve kurdum.Acaba beklediğim gibimiydi ve söylendiği kadar iyi çıkmışmıydı?

THQ her zaman olmasa da güzel oyunlar sunan bir şirket Warhammer 40000, Full Spectrum Warrior, Red Faction 2 vs.Bu yüzden Titan Quest(TQ) ninde ortalamanın üstünde bir oyun olması muhtemeldi.Ve öyle de olduğunu açılış videosundan itibaren anlıyorsunuz.Özenle hazırlanmış, titanlar ile insanlar arasındaki bir savaşı gösteren videonun ardından menuye geliyoruz.TQ grafik motoru ile hazırlanmış bir arka plan, sade bir görünüm ve güzel bir müzik karşılıyor bizi.Oyuna girmeden önce video ayarlarına bir göz attım.Zaten otomatik olarak hepsi High seviyesinde ayarlıydı.Fazla çeşitli olmasa da birçok sisteme uyarlanabilecek bir grafik ayar bölümü bulunuyor.Bu işi de hallettikten sonra New Game ile rpg lerin vazgeçilmez yeri karakter yaratma ekranına geliyoruz.Oblivion'dan sonra hiçbirşeyin beni tatmin etmeyeceğine emindim aslında ama bu kadar basit olabileceğini de tahmin etmemiştim.Bize sunulan sadece iki seçenek var.Biri erkek, biri kadın olmak üzere iki karakte.Evet hepsi bu.Neden böyle yapmak istemişler pek bir fikrim yok açıkçası ama insan daha fazla çeşitlilik arıyor ister istemez.Bu bölümde harcadığımız saatler(!) sonrasında oyuna başlıyoruz.

Çok az oyun beni grafiksel anlamda etkilemiştir.Doom 3 mesela ilk çıktığında eşi benzeri yoktu, yada Half Life 2 de kırk küsür kas destekli yüz effektleri.TQ içinde aynı şeyler geçerli.Bu kadar güzel grafikler bir hack and slash - rpg için cidden şahane olmuş.Su yüzeyi ve kaplamalar üzerindeki yansımalar, karakter animasyonları, tarlalarda gezerken otların hareketlerinize göre hareket etmeleri, büyüler, gece - gündüz değişimi.Aklınıza gelip gelmeyecek herşey kusursuz gözüküyor.Hatta bence bu grafik motoru biraz daha geliştirilse fps lerde kullanılacak seviyeye bile gelebilir.Bölüm tasarımları ise hepsi birbirinden güzel.Yunanistan, Çin, Mısır.O kadar güzel hazırlanmış ki herşey size ordaymışsınız hissini sonuna kadar veriyor.Tabiki herşeyin bir bedeli var.Bu grafiksel şöleni görebilmeniz için en azından yeni nesil bir ekran kartınız(6600gt yada x1600 üzeri) ve 1 gb ram ile destekli sisteminiz olmalı.Aynı şey sesler için de geçerli.Özellikle müzikleri o zamanın atmosferini sonuna kadar yansıtıyor.Sadece sürekli yaratık öldürdüğünüz için, bir süre sonra aynı yaratık ölüm sesleri can sıkabiliyor, onun dışında pek bir sorun yok.Karakter seslendirmeleri de gayet başarılı.

Gelelim oyun sistemine.Bir sonraki levele geçmek için her rpg de olduğu gibi experience(exp) lere ihtiyacınız var.Bu exp lerin çoğunluğunu da öldürdüğünüz yaratıklardan ve tamamladığınız görevlerden alıyorsunuz.Yani kimseye bulaşmadan sürekli ilerlerseniz ki bu pek mümkün olmuyor, level atlamanız bir hayli zorlaşır.Bir sonraki level e geçtiğinizde size 2 exp point ve 3 skill point veriliyor.2 exp point i seçtiğimiz karakterin türüne göre Strenght, Energy, İntelligence gibi özellikleri geliştirmekte kullanıyoruz.Her bir point geliştirdiğiniz özelliği belirli oranlar dahilinde(5-10-15 değişebiliyor) arttırıyor.O yüzden pek sorun yaşamıyorsunuz.Skill pointlerinizi ise oyun boyunca can dostunuz olacak büyüleri çıkarmak için kullanıyorsunuz.TQ de bu güne kadar görüp görebileceğiniz en kapsamlı skill tree(büyü ağacı?) ile karşılaşacaksınız.Her karaktere uygun olarak hazırlanmış 8 bölüm bulunuyor.Bunlar: ıÜüDefence Mastery, Earth Mastery, Hunting Mastery, Nature Mastery, Rogue Mastery, ıÜüSpirit Mastery, Storm Mastery, Warfare Mastery.Hepsi kendi içinde kümelere ayrılıyorlar ve açıkçası bir süre sonra hangisini seçeceğinizi şaşırıyorsunuz.O yüzden genel olarak bir, en fazla iki tanesine odaklanmanızı öneririm.

Oyun içi inventory çeşitliliği ise hayli fazla.THQ nun dediğine göre 1500 ün üzerinde ekipman ve item bulunuyormuş(saymadım).Bunların büyük bir çoğunluğunu yaratıklardan yada çevrede bulacağınız sandıklardan edinebiliyorsunuz.Kendinize has birşeyler yada o anki levelinize uygun malzemeler arıyorsanız topladığınız altınlar ile satıcılardan alabiliyorsunuz.Oyunda 3 çeşit satıcı türü var.Bir tanesinde hem büyü hemde savaşçılara ait şeyleri bulmak mümkün.Diğerlerini ise geliştirdiğiniz karaktere göre büyü yada savaşçı malzemesi satan satıcılardan edinebilirsiz.

Şu ana kadar herşey mükkemmel gözüksede Titan Quest in oyuncuları çileden çıkartacak bir sorunu var aslında.Aldığınız oyunun orjinal yada kopya olması farketmez(aslında farkeder tabiki orjinal alın), TQ hiç beklemediğiniz anda sizi masaüstüne atabiliyor.Her ne kadar autosave sistemi olsa da bu atmaların sürekli devam etmesi insanı bir süre sonra çileden çıkartabiliyor.Özellikle mağaralara giriş ve çıkışlarda, re-load yaparken yada şehir içlerinde bu hata ile karşılaşıyoruz.Aslında en son çıkan 1.08(!) yaması ile birçok sorunun halledildiği söyleniyor ama ben öyle birşey görmedim.Hala mağaralardan çıkmaya korkuyorum:).Onun dışında eğer kötü bir yan söylenmesi gerekiyorsa, oda tekrar oynanabilirliğin olmaması sayılabilir.Aslına bakarsanız ortalama bitirme süresi 40 saati aşan bir oyun için bunu söylemek ne kadar doğru bilinmez ama aynı şeyleri yapmak ve seçim şansı olmayan bir hikayeye sahip olduğu için 2. kez oynanmayı haketmiyor bence.Belki diğer büyüleri merak edip deneyebilirsiniz.Onun dışında bitirdikten sonra hdd de tutmanın pek yararı yok.

Yaz geldi.Evden çıkmıyorum, can sıkıntısından ne yapacağımı bilemiyorum, iyide bir bilgisayarım var, Diablo'yu da özledim, Rpg'yi de çok severim hani gibi düşünceleriniz var ise Titan Quest sizin için çok güzel bir seçim olacaktır.Uzun oynama süresi, harika atmosferi ve zamanlı zamansız masaüstü ziyaretleri(!) ile güzel vakit geçireceğinizden emin olabilirsiniz.Oyunsuz kalmayın.

Grafik:90
Ses:95
Oynanabilirlik:85
Genel Puan:90

Hitman: Blood Money

Ercan Ekinci

Platform:PC Tür:Aksiyon Yayıncı:Eidos Yapımcı:IO Interactive Çıkış Tarihi:Mayıs 2006

Yeni Bir Hitman Oyunu

Eidos ve IO Interactive işte bu iki firma oyun sektöründe önemli yapıtlara imza atmış firmalar.Adlarını her okuduğumda aklıma hep oyunları canlanır ama ne oyunlar hepside örnek vermek gerekirse; Freedom Fighters, Commandos,Tom Raider ve birçoğu daha...Eminim sizde en az birini oynamışsınızdır bu oyunların ve yeni eminim beğenmişsinizdir de. Bu oyunların bu kadar tutması kalıcı olmasındaki sebep neydi acaba neden hep aklımızda kaldılar silinip gitmediler. Buna verilebilecek en iyi cevap teknoloji ile oyun konusunun,deriliğinin çok iyi beraber oluşu ve bize gerçekten birşeyin peşinde olduğumuzu hissettirmesi olmalı.

Eski Dostlar,Eski Dostlar

Eidos ve IO Interactive işbirliği ile yapılan Hitman de diğerleri gibi klasik olmuş devamı gelsede oynasak denen oyunların içinde kendine yer bulabilen bir oyun. Hitman iyi hazırlanmış ve düşünülmüş konusu ile her yeni oyunu çıktığında eskisini asla aratmadı. Eski oyunlarını düşünürsek, ilk oyunu Codename-47 sonra Hitman–2 Silent Assassin daha sonra Hitman-3 Contracts ve bugün karşımızda Hitman-4 Blood Money.Bunca yıldır süren Hitman efsanesi yeni oyunla yeniden gün yüzüne çıkıyor.

Hitman:Blood Money'de eski oyunlarda karşılaşılan eksik yapay zeka ve bug sorunlarından arınmış iyi optimize edilmiş ve gerek grafikleriyle gerek konusuyla bizi içine çekmek için hazır bekliyor. Ve şimdi Hitman:Blood Money zamanı...

İşi Hayat Almak

Yeni oyunda kendimizi bir limanda buluyoruz ve bize takma adı The Swing King olan Joseph Clarence'ı öldürmemiz söyleniyor. Herzamanki gibi oyunun gidişatından bahsetmicem, tadı kaçmasın. Oyun 14 bölümden oluşuyor. Her bölümde size yapmanız gereken işler baştan anlatılıyor ve bitirdiğiniz iş karşılığı para kazanıyorsunuz.Her bölüm farklı mekanlarda geçiyor.Bölümde ördürmeniz gerenken yada konuşmanız gereken kişilerle olan kontaklarınız bitiğinde haritada çıkış yazısı beliriyor oraya gittiğinizde o bölüm bitiyor. Bölüm aralarına konan videolar gerçekten güzel yapılmış.Videolarda sadece görsellik yok ayrıca videolardan oyunun sırlarınıda çözme imkanı var yani videoları iyi izlemenizi tavsiye ederim.

Öldürmeye Hazırlanın

Oyunda bir çok çeşit silah kullana biliyoruz.Ancak yeni silahlara bölüm geçtikce sahip olabiliyoruz. Hitman oyununda öldürmenin sanat olduğuna kanat getirdim. Oyunda çok sayıda öldürme tekniği var ben zehirli şırınga saplamak ve kafa atıp düşmanı yere sermeye bayıldım. Ayrıca birde boğma telimiz var oda çok kullanışlı ve sessiz bir alet.Sessizce ilerlemeniz gerektiğinde çok işinize yarayacaktır. Kahramanımız oyunda ilerlerken okadar sakin ve ağır başlı görünüyorki siz bile buna inanamayacaksınız.

Oynamak Çok Kolay

Hitman:Blood Money oyununda oynanabilirlik hat safhaya çıkarılmış. Oyunda W,A,S,D tuşları ile yön belirliyoruz.E tuşu ile kapı açmak,kutu yada dolap açmak,sapote etmek,ölmüş insanları taşımak,para atmak,konuşmak gibi birçok eylemi gerçekleştirebiliyoruz. Space tuşunuda silah almak yada bırakta kullanıyoruz.Oyunda kullanılacak tuş sayısını çok aza indirgemişler buda oyun sırasında kolay oynamayı sağlıyor. Yeni oyunda insanları kendinize siper olarak kullan ve bozuk para atıp düşmanın dikkatini başka yere çekme ve öldürdüğünüz kişilerin cesetlerini dolaplama saklamada eklenmiş bunlar size oyunda daha iyi strateji yapmanızı sağlıyor.

Bu Oyun Hitman'i Yaşatır

Oyunu teknik yönden incelersek oyun, eski oyunlarına göre hayli yol almış diyebilirim. Oyunda hala eski oyunlarda kullanılan Glacier Grafik Motoru kullanılıyor ama IO Interactive motoru bayağı bir geliştirmiş.Işık ve gölge efektlerini motor çok başarılı bir şekilde yapıyor.Detaylı ve göze hoş gelen görüntüler sunuyor oyun. Ayrıca kahramanımızın tipide iyice şekil olmuş bu oyunda. Yüzüne baktığımızda korkusuzluk ve serinkanlılığın verdiği ifadeyi yakalıya biliyoruz.Oyunun grafik kalitesi iyi sevide ve iyi optimize edilmiş. Ortalama sistemlerde bile çok rahat oynanabilir.

Oyunun seslerine gelirsek gerçekten etkileyici diyebilirim.Müzikler yine Jesper Kyd tarafından yapılmış ve oyunun imajini çok iyi yansıtan parçalar konmuş. Oyun teknik açıdan çok iyi olmasada iyiye yakın bir seviyede.Oyunda gördüğün hatalar ise, iyi olmayan su efekti ve yine çok iyi olmayan yapay zeka. Ama yinede her yönden serinin devamını taşıyabilecek ve devamını getirtebilecek bir oyun olmuş. Bence herkesin oynaması gereken bir oyun.

Sonuna gelirken oyundan ufak tüyolar vereceğim. Oyunda her zaman bize iş veren profesörü arıyoruz öldürmek için ama aynı zamanda oda bizi öldürmek için çalışıyor yani avcımız av olıcak. Hepinize bol ve iyi oyunlar.

Grafik:89
Ses:88
Oynanabilirlik:88
Genel Puan:88

Call of Cthulhu: Dark Corners of The Earth

Burak Yazar

Platform:PC Tür:Aksiyon-Macera Yayıncı:Ubisoft Yapımcı:HeadFirst Çıkış Tarihi:Mart 2006

Nedir Bu Call Of Cthulhu?

"Cthulhu Mythos", 1900'lerin başlarında yaşamış korku türünün önemli isimlerinden sayılan Howard Philips Lovecraft'ın yarattığı bir evrendir ve bu evrende geçen, başlıca Call of Cthulhu olmak üzere bir çok hikaye yazmıştır.

Temel olarak, insanlık ve Dünya'nın evrende bir kumsaldaki kum tanesi kadar önemsiz olduğunu savunan karamsar bir görüşe sahiptir. Evrendeki diğer varlıklar, insanlardan tanrı sayılabilecek kadar üstündür ve evreni şekillendirirler. Bu varlıklardan Dünya'ya gelmiş olanları "Büyük Yaşlı Olanlar (Great Old Ones)" olarak adlandırılır. Aralarında en ünlüsü olan "Cthulhu" bu evrene ismini vermiş olandır.

Call Of Cthulhu...Bu oyunun videosunu bir kaç sene önce görmüştüm.O zaman bir anlam verememiştim tabi.Keza gördüğüm şeyi bir oyun olarak değil de bir animasyon olarak adlandırmıştım.Fakat bunun bir oyun olduğunu anladığımda şaşırmıştım.Çünkü ne ekranda bir gösterge ne de elimizde bir silah vardı.

Şu anda o oyun elimde ve türüne getirdiği birçok yenilikle beni kendisine bağlamayı başarmış durumda.Lafı daha fazla uzatmadan gelin oyuna bir giriş yapalım.Oyunu açtığınızda fazla uzun olmayan firma introlarından sonra kendinizi hemen menüde buluyorsunuz.Menü fazla çeşitli değil.Gayet sade ve anlaşılır.Ama seçenekler bölümünden sisteminize uygun grafik ayarını yapmak mümkün olmuyor.Buradan sadece pralaklık ayarı yaplıabiliyor.Grafik ayarı için oyuna girmeden önce Launcher programını çalıştırmalısınız.Buradan sadece çözünürlük dil ve antialising ayarları yapılabiliyor.Ses ve oyun için gerekli diğer ayarlar ise seçenekler bölümünden rahatlıkla yapılabiliyor.Zaten oyun her sistemde rahatça oynanabilecek şekilde optimize edilmiş.Her sistemde deyimini açmak gerekirse 800 Mhz işlemci, 256 Mb ram ve 128 Mb ekran kartı sahibi iseniz oyun rahatça çalışacaktır.

Jack Walters

Ayarlarımızı tamamladıktan sonra oyuna başlayabiliriz.New Game'ye tıklıyoruz ve zorluk derecemizi seçiyoruz.Başlangıçta iki zorluk derecesi var ve diğer seçenekler aktif değil.Ardından ürkütücü menü kayboluyor.Onun yerini daha da ürkütücü olan intro alıyor.İntroda bir akıl hastehanesinde intihar eden hastanın 6 yıl evvel Boston'da bir evi araştırmaya gitmesini izliyoruz.Daha sonra burada başına gelenleri oynamaya başlıyoruz.Jack Walters isimli dedektifimizin kontrollerini elimize aldığımz anda olaylar patlak veriyor.Araştırmamızı yapabilmek için merdivenleri çıktıktan sonra eve yönelirken bir anda silahlar patlıyor ve evdeki insanlar yanımızdaki polislerle çatışmaya başlıyor.Bu insanların garip amaçları var ve bulundukları koca evde çeşitli deneyler yapıyorlar.Bu olaylar olurken biz çatışmaya dalamıyoruz.Çünkü henüz silahsızız.Oyunun yaklaşık %30'luk bir kısmını silahsız oynadım diyebilirim.Yanımızda çatışma başlar başlamaz oyunun bize sunduğu çok güzel bir yeniliği farkediyoruz.Silah sesleri ile,Jack bir anda sendeliyor,kulakları tıkanıyor ve bulanık görmeye başlıyor.Çünkü bu ani olaylar onun korkmasına sebep oldu.Bu noktada Jack'in bir insan simülasyonu olduğunu rahatça söyleyebilirim.Jack'in bu korku halleri sadece belli yerlerde olmuyor.Örneğin yüksek bir balkondasınız,eğer aşağı bakarsanız Jack'in başı dönüyor ve sendeliyor.Bu anda bir nesneyi üç tane görme gibi sorunlar da yaşıyor.Korku özelliğinin bir başka harika tarafı ise şiddetinin hep aynı olmaması.Ölülerle dolu bir odaya girdiğinizde çok fazla sorun olmuyor,yani ekran pek fazla bulanmıyor.Ama birilerinden kaçmaya çalışıyorsanız bulanıklık had safhaya ulaşabiliyor ve hatta ekran siyah beyaz oluyor.

Neler Yeni?

Call Of Cthulhu'nun oyunculara sunduğu başka bir yenilik ise inventory ve sağlık sisteminde göze çarpıyor.Oyunu oynarken ekranda hiçbir gösterge olmadığını söylemiştim.Bu olay oyuna ayrı bir film havası katıyor.Peki hiçbir gösterge yoksa nereden bilgi alacağız?Varsayılan tuş I'ya basarsanız inventory ekranına girmiş oluyorsunuz.Bu ekranın sağ kenarında Jack duruyor ve size sağlığı hakkında bilgiler veriyor.

Şöyle ki Jack'in vücudu 6 bölüme ayrılmış.Baş,gövde,kollar ve bacaklar(sağ sol olarak onlar da ayrılmış).Eğer bir darbe aldıysanız bu darbenin Jack'in üzerinde bıraktığı etkiyi bu modelden görebilirsiniz.Buradan sonra yaralanam durumunuza göre belli tedaviler uygulamalısınız.Kolunuzda veya bacağınızda bir kırılma varsa,o bölgeye bir tahta parçası ile sabitlemelisiniz.Eğer derin ve açık bir yara varsa o bölgeyi dikmelisiniz.İyileşme işlemi inventory ekranından çıktıktan sonra kısa bir cutscene ile (eğer birçok bölgenizi tedavi edecekseniz biraz uzun sürebilir) FPS olarak görülüyor.Yaralarınız oyunu doğrudan etkiliyor.Eğer bacağınızdan yaralandıysanız Jack daha yavaş ilerliyor.Kolunuzdan yaralandıysanız nişan almakta zorlanıyorsunuz.Bunlara ek olarak bir de morfinimiz var.Morfin sınırsız ve çektiğmiz acıyı hafifletmek için faydalı.Fakat morfini uyguladığınız zaman Jack'in kafası güzelleşiyor ve deli gibi başı dönüyor.Inventory ekranının solunda oyun sırasında topladığımız itemleri görebiliyoruz.Bu itemleri kullanma zamanı geldiğinde üzerine tıklamamız yeterli oluyor.Bunun yanı sıra bir de dküman bölümümüz var.Burada Jack'in kendi günlüğünün yanı sıra oyunda karşımıza çıkan bulmacaları çözmemizde yardımcı olacak dökümanları okuyabiliyoruz.Tabii oyun sırasında çevreden buduğumuz dökümanlar bunlar.Bulmaca demişken,bir FPS oynunda adventure tarzı bulmacalar çözmek epeyce hoşuma gitti.Bunlar çok zor olmasa da biraz kafa yoruyor.Bulmacalara çözüm bulamk için sadece elimizdeki dökümanlar yeterli olmayabiliyor.Bunu yanısıra oyun içi diyalogları da takip etmeliyiz ki bu olay oyuna focuslanmamızı gerektiriyor ve bizi kendine bağlıyor.

Kamera,ışıklar,ses,ve motor!

F.E.A.R,H-L 2 veya DOOM 3 gibi oyunların grafiklerinden sonra gözümün çıtası bayağı yükselmiş olacak ki Call Of Cthulhu'nun gerek modellemeleri olsun gerekse kaplamaları olsun bana pek yeterli gelmedi.Mesela ikinci bölümde Innsmouth kasabasına gidiyoruz.Buradaki insanlara baktığımda zombilerle dolu bir kasabada duruyormuş hissine kapıldım.Dolanan adamlardan birine yaklaşınca da bu hissim değişmedi çünkü adamın yüzü kireç gibi,elleri kacaman,iri cüsseli ve gözleri de donuk bakan biri idi.Evet,grafiklerin pek başarılı olduğu söylenemez ama iğrenç de değil.

Call Of Cthulhu'yu Call Of Cthulhu yapan etmen oyunun atmosferi.Girdiğiniz odalar,gezdiğiniz sokaklar genellile karanlık ve ürkütücü.Bu bizim hep diken üstünde oynamamızı sağlıyor.Atmosferi ürkütücü yaratan bölüm yapımcıları bizleri korkutmak için sadece bunlarla yetinmemişler.Bulunduğunğz odada bir kapı var ve başka çıkış yok diyelim.Kapıyı açıyorsunuz ve alt katlara inen bir merdiven görüyorsunuzYolun ucunu karanlıktan göremediğiniz için tedirgilikle aşağı inerken,çat!Merdiven paramparça oluyor ve gitmeye çekindiğiniz karanlığın içinde buluyorsunuz kendinizi.Bunun dışında sürekli karşılaşacağınız kovalama sahneleri de harika hazırlanmış.Kovalama sahnelerinin tek kusuru,hep belli bir yolun olması.Düşmanlarınızdan kaçarken çeşitli alternatifler yok.Bu sahnelerden birini oynarken geçtiğiniz kapıları kapatmayı ve sürgülü kilitleri ile kilitlemeyi unutmatın,zira kaçarken Jack "şunu yapmalıyım,bunu yapmalıyım" diyerek sizi yönlendirecektir.Kapıları kilitlemek için sadece sürgüler kullanılmıyor.Fazla ağır olmayan gardolaplarını veya yerine göre kutuları kapının önüne iterek kovalama sahnelerinde,düşmandan kaçarken zaman kazanmak mümkün.

Varsayılan kontroller size garip gelebilir.Çünkü alışışmış WASD kotrolleri tamamen aynı değil.Fark şu: S ile geri gitmek yerine etrafımızla etkileşiyoruz.Yani kapıları açmak,itemleri almak gibi.Geri gitme tuşumuz ise X.Tabi bunlar varsayılan ayarlar.Tuşları istediğniz gibi değiştirebilirsiniz.Silahların kontrolleri de alışılmışın biraz dışında.Düşmaınınzı silahla vururken önce farenin sol tuşu ile nişan almalı sonra sağ tuş basılı iken hedefe sol tuşla ateş etmelisiniz.Eğer sağ tuş ile nişan almazsanız yakın dövüş uygulamış oluyorsunuz.Kurşununuz kalmasa bile eliniz boş gezmek zorunda kalmıyorsunuz.

Sesler atmosfere direk katkıda bulunuyor.Bu katkı çok ince detaylarla sağlanmış.Bir takip anında düşmanlar size arkadan ateş açıyorsa Jack kendi kendine kısık ve korkmuş bir ses tonuyla "Yakalandım.Beni buldular,öleceğim.Kurtuluşum yok!" gibi sözler söylüyor ve bu o kadar etkileyici ki sanki ben kaçıyormuşum gibi hissettim.Dizlerimin bağı çözüldü resmen.Sadece bu değil.Mesela etrafınızda ölüler dolu.Bu anda Jack yine kendi kendine "Tanrım,ne işim var burada.Neden geldim?" diyebiliyor.Bu detaylar dışında sesler için en fazla normal yorumunu yapabilirim.Müziklerin oyunun korkunç atmosferini desteklediğini de unutmamak gerekli.

Birkaç detay ve son sözler.

Fizik modellemesinin pek iyi olduğunu söyleyemem.Çünkü ölü bir vücut önünüze düşecekse bu düşme hep aynı biçimde oluyor.Yani bu sahne için önceden belirlenmiş tek bir animasyon var.Bu da demek oluyor ki realtime bir fizik modellemesi yok.Karakterlerin yapay zekalarının iyi olduğu pek söylenemez.Şöyle ki bazen adama ateş ediyorum ama adam beni hatta ateş edildiğni farketmezken,başka birisini uzaktan gizlenerek kontrol edeyim derken o adam beni görüyor.Büyük çoğunlukla yapay zeka yolunu kaybediyor.Düşmanlardan kaçarken onların göremeyeceği bir yere saklanabilirseniz onlar sizin gitmeniz gereken yere koşmaya devam ediyorlar.Böylece ortaya bir Road Runner klasiği çıkıyor.

Grafiklerin çok iyi olmaması,yapay zeka hataları gibi eksiklikler beni bu oyundan soğutmadı.Çünkü oyun yakaladığı atmosfer ve kesintisiz olaylar ile beni içine çekti.Hataların bir yama ile düzeleceğini varsayarak ve armudun sapı üzümün çöpü düşüncelerinden uzaklaşarak oynamaya başlarsanız şüphesiz Call Of Cthulhu en beğendiğniz korku oyunları arasında yerini alacaktır.Herkese iyi oyunlar....

Grafik:78
Ses:85
Oynanabilirlik:87
Genel Puan:84